20 Şubat 2015 Cuma

Peki Neden Psikolojik Yardım?

  Psikolojik destek yalnızca bir süreç.  Hayatınızı olumsuz etkileyen, başa çıkmakta güçlük çektiğiniz, keyifli bir yaşam ve ilişkiler sürdürmenizi, üretmenizi, gelişiminizi, değişiminizi engelleyen zorluklarla baş etmeyi sağlayan bir süreç. Sonunda kendinizi, tüm duygularınızla, saçmalamalarınızla ve çatışmalarınızla bütünlemeyi ve kabullenmeyi öğrenip, yaşamınızdan keyif alabilme hakkını ve keyif alacağınız bir yaşam yaratma gücünü buluyorsunuz.  Size eşlik eden kişi, nelerin nasıl yapılması gerektiğini anlatmıyor; buna rağmen güven ilişkisi kurduğunuz bu kişinin varlığında neler yapılması gerektiğini siz buluyor, deniyor ve uyguluyorsunuz.  
  Anlatmak her zaman kolay olmuyor elbette. İçimizde korkular dolanıyor. Anlattığımızda karşı tarafında bizi kendimizi yargıladığımız gibi yargılamasından korkuyoruz.  Zamanında kendisi için çok değerli olmuş insanların kendisiyle ilgili hissettiğini düşündüğü şeylerin karşısındaki tarafından da hissedileceğinden korkuyoruz. Acılarımızı, öfkemizi, yargılarımızı, hükümlerimizi bir yabancıya anlatmak zor geliyor.
 Sevilmediğine, kabul edilmediğine, anlaşılmadığına, desteklenmediğine, paylaşamadığına, istenmediğine, yalnız olduğuna, yük olduğuna dair endişelerini öyle kolay dillendiremiyor insan bir başkasına. Anlattıkça insanın değil başkasına, kendine dahi ifade edemediği, hatırlamak istemedikleri ya da “unuttum, üstesinden geldim” dediklerinin hayatını ne kadar etkilediğini fark etmesi canını yakıyor. Bir an önce bitsin, yükünden kurtulsun, bir sihirli değnek sunulsun ve acısı dinsin istiyor. Ancak zamanla anlıyor benliğindeki tüm yaralara rağmen ayakta kalabildiğini ve aslında ne kadar da güçlü olduğunu. Bugünden geçmişe bakıp da kendini yaptıkları için fütursuzca yargılarken aslında yargıladığı o günlerde var olmaya devam edebilmek için bulabildiği en doğru ve en ulaşılabilir çözümleri uygulamış olduğunu sonradan algılıyor; anlıyor, barışıyor kendisiyle…

  Bu noktada psikolojik yardım almak, içsel bir hazır olma ve karar verme süreciyle, yardım için başvurmadan çok önce başlıyor.  Önce, sorunların varlığını kabul edip, bunları ancak kendinizin çözebileceğine ikna etmeniz gerekiyor kendinizi. Sorunlarınıza veda etmeye, keyifsiz ve üzücü an(ı)lar kadar daha keyifli ve mutlu an(ı)ları da üstlenmeye hazır olmanız gerekiyor. Sizi var edenin bütün bu olumlu ve olumsuz an(ı)ların bileşkesinden oluştuğunu kabullenmeniz, bazen bilip de unuttuğunuz, bazense hiç tanımadığınız ve bilmediğiniz yollarda yürümeye cesaret edebilmeniz gerekiyor…

18 Şubat 2015 Çarşamba

Anlat Bana Kendini

Anlatmak ister insan. Paylaşmak ister.  Sevincini,  hüznünü…
Anlatmak ister insan.
Kimi zaman suya, kimi zaman gökyüzüne.
Kimi zaman kalemine, kimi zaman defterine.
Kimi zaman sevdiğine, kimi zaman bir yabancıya dökmek ister içinden geçenleri.

Bazen derinlere dalarız. Düşünürüz ince ince. Anlatacak kimse yokmuş gibi gelir. Anlatsak da kimse anlamayacakmış gibi… Bazen de “Hiç tanımadığım bir insana her şeyi anlatasım var.” Diye geçiririz içimizden.

Dertler, sıkıntılar, işin içinden çıkılmayan problemler…

Derdin küçüğü olmaz. Her insanın derdi vardır kendince. Anlatmaya değer birçok şeyi vardır.

Sen de işin içinden çıkamıyorsan;

“Anlat Bana Kendini”

Birlik olalım!